Merhaba,
daha evvel pek çok mecrada yazarlık yapmış olmama rağmen, söze nasıl gireceğimi nasıl başlayacağımı bilemiyorum, zira son derece heyecanlıyım. anlatmak istediğim pek çok var ve bu heyecan toparlamamı zorlaştırıyor. İlerleyen günlerde, yer yer yine bahsedecek olsam da, kısaca hikayemden bahsedeyim, sanırım en uygun girizgah bu olur.
Kapitalist dünyaya ayak uyduramadım hiç. Ne insan ilişkileri, ne para olan ilişkim, ne de tüketim alışkanlıklarım normalleştirilmiş (!) insanlar gibi değildi. Üretmekle ilgileniyordum daha çok. Üretimin olmadığı yerde insanın ‘atıl’ olacağını ve doğal olarakta hastalanacağını düşünüyordum. Oysa sistem insanları gün geçtikçe daha da kadükleştiriyordu. Ve bu sistemin içinde üretmeye tahammül yoktu. ‘tüket, daha çok tüket!’ sloganları, duyduğumuz ve gördüğümüz her yerde insanları aptala çeviriyordu. Yine de uzun süre direndim. Baş etmeye çalıştım. Ve uzun çok uzun seneler mücadele ettikten sonra, sistemin dışına çıktım. (Evet atılmadım, ben çıktım:P)
Artık daha evcimenim, Evde üretebileceğim bir çok şey buluyorum. İnsanların çöp diye attıkları, benim için bir dönüşüm aracı. Dönüştürürken, dönüşüyorum, öğreniyorum, büyüyorum.
Ancak insan denen varlık, sosyal bir varlık. Öteki yoksa sen de yoksun. Aynan yoksa, kendini görmen zorlaşıyor. Ve bu ilerlemenin önüne ket vuruyor. önümdeki tıkanıklığı aşmak için ‘diğerlerine’ ihtiyacım vardı. Herkesin olduğu gibi…. Neden dedim yaptıklarımı paylaşmayayım, neden anlatmayayım ne yapıyorum, nasıl yapıyorum? Hem en çok öğretirken öğrenirmiş insan. Kim bilir, kimlerden, neler öğreneceğim?
Sosyal medyayı çok aktif kullanan biri değilim, hatta tüm üyeliklerimi de dondurmuştum bir kaç sene evvel. Oralar çok hızlı ve inanılmaz bir bilgi akışı var. Gerekli gereksiz ayırt edemeden bir bilgi bombardımanına maruz kalıyor insan. Daha sade, daha düzenli bir platforma ihtiyacım vardı. Ve işte böyle doğdu bu blog.
Hoş geldim ve siz de hoş geldiniz:)
Umuyorum beğenirsiniz.:)

Yorumlar
Yorum Gönder