Ana içeriğe atla

Doğal Yaşama Geçmek için Atılacak İlk Adımlar



Doğal yaşam için atılacak adımlar derken, gerçek anlamda ‘atmaktan’ bahsediyorum. Çünkü’doğal yaşam’ mümkün olduğunca sadeleşmeyi gerektiriyor. O zaman bakalım neleri atmalıyız?
-Tüm deterjanlar (şampuan ve diş macunları dahil, çünkü bunlar da malesef deterjan)
-Kozmetikler
-Mevsiminde olmayan meyve ve sebzeler
-Parfüm, oda kokusu vs.
-Konserveler, soslar
-Sentetik kumaşlar
-Plastikler
-Veeee hastalıklı ilişkiler…
Başlangıç için bunları atmakla başlayabiliriz.
Sevgiler…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Tasarruf İçin İpuçları

Reklam bombardımanına uğradığımız şu dönemde tasarruf etmek bir çoğumuz için hiçte kolay değil. Ne kadar yapmaya çalışsakta girdiğimiz bir markette gerekli gereksiz bir sürü ürünü dolduruyoruz sepetimize. İşimize gerçekten yaramayacak ürünleri listemizden çıkarmak, bazı ürünleri evimizde üretmeye başlamak, tasarruf etmek için harika yollardan bir kaçıdır. Peki yapabileceğimiz diğer şeyler neler? -Genel bir liste oluşturun. Listenizi kategorilere ayırın. İhtiyacınız olduğunu düşündüğünüz her şeyi yazın. Sadece bunun için kullanacağınız bir defter tutabilirsiniz.Yapmış olduğunuz bu listeye ara ara bakın. Ekleyecekleriniz olacağı gibi, gerçekten ihtiyacınız olmadığıa karar verdiğinizz şeyleri de çıkarın. Ayrıca aldıklarınızın tarihi, fiyatı ve nereden aldığınızı da not ederek işaretlemeyi unutmayın. Bu daha sonrası için sizin fiyat değerlendirmesi yapmanıza yardımcı olacaktır. – Sebzelerinizi kendiniz yetiştirin. Mevsim başında sebze fideleri alıp, balkon ya da bahçenizde...

Hoş geldiniz

Merhaba, daha evvel pek çok mecrada yazarlık yapmış olmama rağmen, söze nasıl gireceğimi nasıl başlayacağımı bilemiyorum, zira son derece heyecanlıyım. anlatmak istediğim pek çok var ve bu heyecan toparlamamı zorlaştırıyor. İlerleyen günlerde, yer yer yine bahsedecek olsam da, kısaca hikayemden bahsedeyim, sanırım en uygun girizgah bu olur.  Kapitalist dünyaya ayak uyduramadım hiç.  Ne insan ilişkileri, ne para olan ilişkim, ne de tüketim alışkanlıklarım normalleştirilmiş (!) insanlar gibi değildi. Üretmekle ilgileniyordum daha çok. Üretimin olmadığı yerde insanın ‘atıl’ olacağını ve doğal olarakta hastalanacağını düşünüyordum. Oysa sistem insanları gün geçtikçe daha da kadükleştiriyordu. Ve bu sistemin içinde üretmeye tahammül yoktu. ‘tüket, daha çok tüket!’ sloganları, duyduğumuz ve gördüğümüz her yerde insanları aptala çeviriyordu. Yine de uzun süre direndim. Baş etmeye çalıştım. Ve uzun çok uzun seneler mücadele ettikten sonra, sistemin dışına çıktım. (Evet atılmadı...